toroslu kitaplığı

      

Dil Kitapları

Felsefe Kitapları

İnceleme Kitapları

Şiir Kitapları

İlköğretim Kitapları

Yaratıcı Okuma Dizisi

Üniversite Kitapları

Üç Nokta Dergisi Kitapları

Hobi-Spor Kitapları

Aile Sağlığı Kitapları

Yeni Hazırlanlar

Kitaplarımız

kitabınızı yayınlayalım

Kişisel Yayıncılık Desteği için lütfen bize yazınız.

İstanbul-Cağaloğlu

e-Posta:

admin@toroslu.com

Faks:

 (212) 527 52  97

 

Fiyat Listesi

 

Kitaplarımızı Satın Almak İçin:

 

     Denizcilik ve Yelkencilik

     Hazırlayan: Sait KERESTECİ -  Toroslu Kitaplığı

 

 

Arka Kapak Yazısı

Bu kitapta, önce denizciliğin öneminden bahsediliyor. Sonra tekne seçimi, teknenin ayrıntıları, yanaşma manevraları, yelken teknesinin idaresi ve çeşitli ayrıntılar ele alınmakta... Ayrıca harita, pusula gibi temel seyir yardımcıları ele alınmış olup oldukça kapsamlı doğa olaylarından hava tahmini yapılması gibi konulara yer verilmiştir. (...)

Başa dön

İçindekiler

Sunuş  (Hazırlayan)

Önsöz  (Hazırlayan)

Denizcilik ve Deniz Sporlarının Önemi  (Yazar)

Giriş  (Yazar)

Deniz Tekneleri Hakkında Basit Bilgiler

Tekne Seçimi   

Arma (Donanım) 

Taşınacak Yelkenin Ölçülmesi 

Hazırlanmak 

Ana yelkeni Hisa Etmek 

Baş Yelkeni Hisa Etmek 

Ana Yelkeni Camadana Vurmak

Floku Camadana Vurmak 

Iskotaları Volta Etmek 

Kalkmadan Önce

Hareket 

Orsa Seyir 

Müteharrik (Hareketli) veya Salma Omurga

Kotranın Orsaya Kaçma Miktarını Düzeltmek 

Dümencinin Yeri  

Yekenin İdaresi 

Orsa Seyirde Dümen İdaresi 

Borda Rüzgarları ve Sağanakları 

Sert Havalar

Kalın Denizler ve Çatlaklar 

Orsa ve Boca Tıramola 

Orsadan Dönmek 

Bocadan Dönmek

Laşka Seyir

Pupa Seyir 

Orsa Alabanda Yatmak veya Eğlenmek

Demir Yerinde Gitmek ve Şamandırayı Almak

Bazı Önemli Öğütler

Men-i Müsaademe (Çatışmayı Önleme) Nizamnamesi

Denizde Boğulmak Üzere Olan Bir Kimsenin Yardımına Yüzerek Gitmek

Harita Nedir?

Pusula Nedir? 

Pusula ve Harita Yardımı İle Seyir

Fenerler Nedir?  

Demirleme Hakkında Birkaç Satır 

Gemici Meteorolojisi 

Barometre 

Termometre 

Gökyüzü Manzarasından Sonuç Çıkarma 

Rüzgarlar 

Bora ve Fırtına

Hortum ve Kasırga 

Güneş

Ay

Ay’a Yönelen Etki

Hale 

İklil 

Yalancı Güneş

Yalancı Ay 

Gök Cisimleri

Yıldız Kaymaları 

Sis ve Pus

Serap Kırılma/Şimşek ve Yıldırım 

Gökkuşağı/Deniz Kuşları

Mevsimler

Yılların Sayıları Üzerinden Sonuca Varma

Fırtına İşaretleri

Çeşitli Yorumlar

Yelken ve Kotra Resimleri

Kaynaklar

Başa dön

   

Önsöz

    Öncelikle kitabın özgün baskısının 1922 ve Osmanlıca’sının basıldığı 1927, yani 1920’li yıllar, yelkenin dünyada hala daha hem balıkçılık hem de taşımacılıkta içdenizlerde ve açıkdenizlerde hala daha sınırlı da olsa kullanıldığı yıllar olduğunu akılda tutmamız gerekir. Hala daha Nova Scotia’ya giden balıkçı teknelerinin bir kısmı 2 direkli ahşap gulet ve brik armalı yelkenlilerdi. Kutup keşifleri için kullanılan bazı tekneler yine yelkenliydi. Ama artık yelken hızla güvenilirliği ve hızı artan makineye karşı yenilmekteydi.

    İngiltere ve Amerika başta olmak üzere Kuzey Avrupa Ülkeleri Fransa gibi ülkelerde hem sportif anlamda hem de ticari anlamda yelken önemliydi. Sadece donanmalarda yelkenli okul gemileri hariç kesinlikle yelken kullanımı kalkmıştı.

    Kitapçığımızda söz konusu yelken biçimi, yatlarda ve orta boy balıkçı teknelerinde ana yelken “randa arma”, direk önü donanım ise kotra arma olarak adlandırılmaktadır. Söz konusu yıllarda ise bu donanım çok sık rastlanmaktaydı. Randa yani direğin gerisine basılan altta ve üstte bumbası olan üst yakası daha kısa ve açılı dört köşe yelken, kotra ise konuyla dışarıdan şöyle bir ilgilenen için aslında tekne değil, randa gibi o da bir arma tipidir: yani yatlarda ve orta boy teknelerde direk önündeki yelkenin ikiye bölünerek daha kolay kullanım geliştirilmiş bir armadır. Kitabımızda yirmili  yıllarda yazıldığı için doğal olarak randa kotra armayı esas alarak yelkenciliği anlatmaktadır.

   Ama yelkencilikte 1000 yıldır aşağı yukarı aynı teknikle rüzgardan yararlanma biçimi hemen hemen hiç değişmemiştir. Bu yüzden kitabın içeriği günümüzde de neredeyse aynıdır. Tabii 1930’lardan sonra günümüz armalarına doğru bir değişim söz konusudur. Özellikle de II. Dünya Savaşında sonra şimdiki armalar tamamen kullanılır olmuştur. Çünkü orsaya daha çok girmek söz konumsudur.

    Yine aynı 20’li yıllarda Krallarının bile yelkenci ve yarışçı olduğu İngiltere başta olmak üzere Amerika ve Avrupa ülkelerinin yatçılık geçmişi 100 yıla yaklaşıyordu. Biz o yıllarda varolma mücadeleleri verirken onlar hem kendi kendileriyle hem de birbirleriyle kıyasıya bir rekabetle yarışıyorlardı. Ülkemiz kıyılarında ise gerek balıkçılık gerekse küçük taşımacılık çoğunlukla yelkenle yapılmaktaydı. Kullanılan arma ise randadan biraz daha farklı Akdeniz tipi olarak kabul edilen latin yelken donanımının bir türüydü. Herşeyden önce rüzgar demek sıfır yakıt parası demekti. Osmanlı donanması 19.yüzyılın son çeyreğine kadar 3 ambarlı tabir edilen kalyonlar yapmaktaydılar. Sonraları makine takviyeli olan bu yelkenliler de ömrünü tamamladı ve makineye geçildi.

    Ülkemizde gezi spor anlamında yatçılık yada o zamanki deyişiyle kotracılık için “…1890’larda Bahriyede eğitim amaçlı kullanılan “NÜVİD-İ FÜTUH”  “BELKIS”  “YUNUS” “MARTI” adlı yatlardan söz ediliyor*. Bunlardan NÜVİD-İ FUTUH kaba sorta arma iki direkli birikti son üç yat ise randa armalı kotralar olması gerekir diye düşünüyorum. Şimdiye kadar bir belgeye ulaşamadım.

    Cem Atabeyoğlu’nun “Türk Yelken Sporu Tarihi” adlı küçük kitapçığında ise “…ilk olarak 1890’larda İstanbul’da yerleşmiş İngiliz tüccarların ve bunlara özenen varlıklı gayrimüslimlerin ve bunların müslüman Türk arkadaşlarının arasında gelişmiştir. Bunun sonucu olarak Büyükada’da “Prinkipo Yat Klübü” Bakırköy’de “Makriköy Yat Klübü” ve Moda’da “Moda Yat Klübü” kurulmuştur. Bu kulüpler kendi aralarında yarışmışlar. Yine aynı kitapçıktan öğrendiğimize göre 1898’de Prinkipo Yat Kulübü tarafından düzenlenen iki haftalık seri yarışlarda Faik Bey’in “AFACAN” teknesi birinci gelmiştir. Bu teknede randa arma donanımına sahip olması gerekir.

    1913 yılında Donanma Cemiyeti “Büyük Deniz Yarışları düzenlemiştir. Ardından I. Dünya savaşında İngilizlerin teknelerine el konulmuş. Galatasaray Fenerbahçe ve Anadolu Kulübüne dağıtılmıştır….”

    Daha sonra Yeni bir Ulus yaratan Türkiye Cumhuriyeti 1927 yılında bu kitabı çevirip basmıştır.

     “….Yelkencilik konusunda asıl hamle 1932’de Celal Bayar ve Atatürk’ün direktifleriyle Fenerbahçe’de İstanbul Yelken Kulübünün kurulması direktifleriyle başlamışsa da yelken sporu 1950’nin başlarına kadar uzun bir emekleme dönemi geçirecektir…”

Sonra ki yıllar 1 Temmuz Denizcilik Bayramlarında ve yazın yelken yarışları yapılmıştır.

1920’li yıllarda Dünyayı dolaşmış yelkenciler  bir elin parmakları kadar olduğunu düşünecek olursak bu kitabın önemi biraz daha artıyor sanırım.

Kitap adı yazmayan Türk çevirmenin önsözünde denizciliğin sporculuğun öneminden o zamanki strateji ve çağı yakalama hevesiyle dopdolu olarak bahsetmekte…Sonra İskoç yazarın önsözü olduğu gibi çevrilmiş. Denizcilik terimlerinin öğrenilmesi gereği ile başlıyor. Daha sonra bir kitap her ne kadar bilgi verse de uygulamanın gerçek öğreticiğini savunmakta. Burada eski Türkçeyi elimizden geldiği kadar anlaşılır kılmaya çalıştık. Ama yine de eskinin tadını tamamen kaybetmemeye çalıştık. Özellikle yazarın çevirisinde bulunan eski İstanbul ağzını  içeren konuşma bölümünü o haliyle korumaya özen gösterdik.      

İçeriğe gelince orijinal kitapla tamamen aynı. Ama bazı çizimler bizim kitaba alınmamış olduğunu daha sonra asıl kitap gelince gördüm. Bunların bazılarını teknik olarak gerekli olduğuna inandığım için ekledim.

Osmanlıca-Türkçe çevirisinde denizcilik terimlerinin neredeyse tamamı aynı olmasına rağmen diğer kelimeler nedeniyle yeniden günümüz Türkçesiyle Nurcan Hanım gözden geçirdi. Ama denizcilik terimlerine hiç el sürmedik. Yine orijinal kitap gelince çevirisine eklenen bölümlerin hangileri olduğunu daha net olarak gördük. Denizde çatışmayı önleme kurallarından sonrası kitaba burada eklenmiş. Bunlar seyire yardımcı araçlar, meteorolojik olaylar ve meteorolojik tahminler. Meteorolojik tahminler bölümlerinin bir kısmı ise denizcilikten öte, insanı adeta o zaman ki eski İstanbul bahçeli evlerinde yaşayan insanlara ulaştırıveriyor.

Meraklısına zaten çok fazla söylenecek bir şey olmasa gerek. Ama merak edene içeriğinin çoğunun hala güncelliğini koruduğuna inandığımı rahatlıkla söyleyebilirim. - Sait Keresteci

Başa dön

   

Kapak Resmi

DENİZCİLİK  VE DENİZ SPORLARININ ÖNEMİ

Bir ulusun hayat mücadelesinde yerini koruyabilmesi, coğrafi yöresinin bütün yeteneklerinden ve ulus bireyleri ile kitlelerinin bütün yetenek ve kudretlerinden azami surette yararlanabilmesine bağlıdır. Memleketin coğrafi yöresi, denizlerle ilgili olur; özellikle güzel Türkiyemiz’in sahilleri gibi en güzel ve uygun bölgeler, limanlar oluşturacak iç sularla yıkanırsa “denizcilik” hayatı, memleket faaliyetinde ve memleketin yükselmesinde çok kuvvetli bir etken oluşturur. Türkiye haritasını önümüze serip gerek sporcu ve sanatçılar ve gerek tacir ve deniz taciri gözü ile sahillerimizi, koylarımızı, körfezlerimizi, Marmara Havzamızı ve bütün bunların kapsadığı doğal güzellikleri, servetleri ve faaliyet zeminlerini takdir    edecek olursak derin bir heyecana kapılmamak elde değildir ve biliyoruz ki; bu sahillerimizde, körfezlerde ve bölgede Türkiye’nin gençliği için bitmez tükenmez çalışma, kazanç ve heyecan hazineleri vardır. Bütün buraları Türk gençliğinin faaliyet sahneleridir. Tarih sayfalarına baktığımız zaman hiçbir milletin birden bire gemici oluvermediklerini, her birinin bir başlangıç ve eğitim devresi  geçirerek nihayet ülkelerinin coğrafi elverişliliği sayesinde denizciliğin sonsuz yararlardan pay sahibi olduklarını görürüz.

Bir milleti denizciliğe ve onun amacı olan deniz ticaretine teşvik için tutulacak yollardan birincisi ve en önemlisi, o millet gençlerini denizle gerçekten ilgilendirmek ve denize karşı herkeste var olması doğal çekinmeyi kaldırarak bu faydalı ve zengin unsurdan zevk almağa alıştırmak olduğu aşikârdır.

Avrupa denizci devletlerinin gençlik deniz teşkilatına, deniz sporları klüplerine verdikleri önem sırf bu nedene dayanır.

Deniz sporları, bir ulus gençliğinin en seçkin, en cesaret verici uğraşıdır; kişiliği, girişkenliği ortaya çıkaracak ve çoğaltacak bir çevre içinde yetiştirdiği gibi o ulusun ticaret ve savaş filolarını kullanacak en yetenekli ve değerli bireylerini de ortaya çıkarır.

 

Bundan dolayı  bugün deniz sporları içinde önemli bir yer tutan ve uygulamalı denizcilik hayat kavgası okulu olan yelkencilik hakkında İstanbul Ticaret ve Sanayi Odası tarafından yapılacak yardım- her ne şekilde olursa olsun- hem memleketin genel hayatı, hem de deniz ticaretinin geleceği için teşekküre değer bir hizmet sayılmıştır.

İşte bu düşünce, odanın Deniz Ticareti Şubesi tarafından yelkenciliğe başlangıç ve küçük deniz taşıtlarını kullanmak için Avrupa’da yazılan gençliğe mahsus kitaplardan birini genişleterek çok kısa fakat çok yararlı bir eser hazırlanmasına sebep olmuştur.

Denizciliğe karşı gençlerimizde son yıllarda görülen büyük arzu ve isteğe rağmen aslında Türkçe’de böyle bir eser yazılmamış ve bulunan bir veya iki eser de sırf uzmanların yararlanacağı şekilde yazılmış olduğundan böyle sade dil ile yazılmış bir kılavuza her halde ihtiyaç vardı. Bu eseri meydana getirmek üzere temel kabul edilen İngilizce kitapçığın yazarı  tarafından yazılmış olan giriş olduğu gibi çevrilmiş ve bırakılmıştır. Bunun nedeni de yazarın o girişte kitabı ne için yazmış olduğunu pek sade ama ayrıntılı şekilde açıklamasıdır ve bu girişin yerinde bırakılması ile burada fazla söz söylemeye gerek kalmıyor.

 

Başa dön

   

Teknik Bilgiler (Boyut, ISBN, Kağıt ve Cilt Türü)

Sayfa: 134

Boyut: 14x 23 cm2

ISBN: 975-92525-7-0

Kağıt: 80 gr. Lüks Kitap Kağıdı

Cilt: Amerikan Cilt

Başa dön

   

Önerilen Satış Fiyatı? Kitabı Nereden Satın Alabilirim?

Kitabın Önerilen Satış Fiyatı 9 YTL'dir.

Başa dön

     Tel: +90-212-527 52 97          Faks: +90-212-527 52 96    e-Posta: admin@toroslu.com      Son Güncelleme:  03 Mart 2014, Pazartesi  
     Copyright © 2003-2012  [Toroslu Kitaplığı]. Tüm haklar saklıdır.